DOLAR
Alış: 45.80
Satış: 45.99
EURO
Alış: 53.35
Satış: 53.56
GBP
Alış: 61.60
Satış: 62.06
İlk bir araya geldiğimizde bana bakacağına söz vermişti
- Serkan bunu öğrendiğinde çıldırdı. Bana ağza alınmayacak laflar etti. Düğüne gelmedi. Umrumda değildi. Önemli olan tek şey çocuklarımdı. Ama tören bittiğinde ve sonunda Pehlivan Bey’in evine vardığımızda… her şey değişti. İçeri adım attığımız ve kapının arkamızdan kapandığı, karı koca olarak ilk kez yalnız kaldığımız o an bana döndü ve şöyle dedi— “Artık geri dönüş olmadığına GÖRE, seninle neden evlendiğimi nihayet söyleyebilirim.”…Hayatımın en büyük hatası mıydı, yoksa en doğru kararı mı verdiğimi hâlâ bilmiyorum. Bildiğim tek şey, o gün nikâh masasına otururken kalbimde mutluluk değil, korku vardı.Eski kocam Serkan ile tanıştığımda çok gençtim. Bana kendimi dünyanın en değerli insanı gibi hissettiriyordu. Çalışıyordum, kendi ayaklarımın üzerinde durabiliyordum ama o sürekli bana aynı şeyi söylüyordu:”Sen çalışmak zorunda değilsin. Ben sana da çocuklarımıza da bakarım.”İlk başlarda karşı çıktım. Kendi gelirimi kaybetmek istemiyordum. Ancak zamanla beni ikna etti. Oğlumuz doğdu, ardından kızımız dünyaya geldi. Hayatım tamamen çocuklarımdan ibaret oldu.Fakat yıllar geçtikçe Serkan değişmeye başladı.Önce ilgisini kaybetti. Sonra eve geç gelmeye başladı. Daha sonra da başka bir kadın olduğunu öğrendim.Boşanma süreci kısa sürdü ama etkileri yıllarca devam etti. Çocukların velayeti bende kaldı. Serkan ise zamanla nafaka ödememeye başladı. Sürekli bahaneler üretiyor, çocuklarını görmek için verdiği sözleri tutmuyor, maddi destek sağlamaktan kaçıyordu.Bir noktadan sonra faturaları ödemekte zorlanmaya başladım. İş hayatından yıllarca uzak kaldığım için düzgün bir iş bulamıyordum. Çocuklarımın ihtiyaçları her geçen gün artıyordu.Tam o dönemde beklenmedik bir kişi hayatıma yeniden girdi.Serkan’ın babası Hasan Bey.Boşanma boyunca bana her zaman saygılı davranmıştı. Torunlarını çok seviyordu. Çocukların ihtiyaçlarını gizlice karşılıyor, okul masraflarına yardım ediyordu.Bir gün beni kahve içmeye davet etti.Masaya oturduğumuzda yüzü her zamankinden daha ciddiydi.”Çocuklar için endişeleniyorum,” dedi.Ben de aynı endişeyi taşıdığımı söyledim.Ardından beklemediğim bir şey söyledi.”Seninle evlenmek istiyorum.”Elimdeki fincan neredeyse yere düşecekti.Şaka yaptığını düşündüm.Yapmıyordu.Ona bunun imkânsız olduğunu söyledim. İnsanların ne düşüneceğini, çocukların nasıl etkileneceğini anlattım.Ama Hasan Bey kararlıydı.Aylar boyunca konuşmaya devam ettik.Sonunda beni ikna eden şey aşk değildi.Çocuklarımdı.Onların geleceğiydi.
- Onların güvenliğiydi.Ve böylece nikâh günü geldi.Nikâh boyunca herkesin gözlerinde aynı soruyu gördüm.”Neden?”Kimse yüksek sesle sormuyordu ama herkes merak ediyordu.Tören bitti.Misafirler dağıldı.Akşam eve geldik.Kapı kapandı.Sessizlik çöktü.Hasan Bey bana döndü.Uzun süre hiçbir şey söylemedi.Sonra gözlerimin içine bakarak şu cümleyi kurdu:”Artık geri dönüş olmadığına göre, seninle neden gerçekten evlendiğimi söyleyebilirim.”Kalbim hızla çarpmaya başladı.Söyleyeceklerinden korkuyordum.Belki yıllardır gizlediği bir duygu vardı.Belki başka bir planı vardı.Belki de hayatımı altüst edecek bir şey açıklayacaktı.Ama söylediği şey bunların hiçbiri değildi.Derin bir nefes aldı.Sonra yavaşça konuştu.”Ben bunu senin için yapmadım.”O an yüzümün rengi değişti.”Çocuklar için yaptım.”Devam etti:”Serkan’ın son yıllarda yaptığı hataları gördüm. Sorumluluklarından nasıl kaçtığını gördüm. Torunlarımın geleceğinin tehlikeye girdiğini gördüm. Eğer bir şey yapmazsam onların dağılacağını biliyordum.”Bir süre sustu.Sonra gözleri doldu.”Ben yaşlı bir adamım. Hayatımın büyük kısmını yaşadım. Ama torunlarımın geleceğini kurtarmak için elimden gelen son şeyi yapmak istedim.”O gece saatlerce konuştuk.Bana yıllardır biriktirdiği belgeleri gösterdi.Çocuklar için oluşturduğu eğitim fonlarını…Onların geleceği için yaptığı planları…Benden habersiz ödediği okul masraflarını…Ve torunlarının üniversite eğitimine kadar düşünülmüş ayrıntıları…İlk kez o gece onun neden böyle bir karar aldığını gerçekten anladım.Bu bir aşk hikâyesi değildi.Bu bir fedakârlık hikâyesiydi.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Galeriler
-
Evsiz bir çocuk bağırdı: “ONU YEME!” — ve milyarder lokması ağzındayken kalakaldı.
-
Kayınpederin Ders Verme Yöntemi
-
İlk bir araya geldiğimizde bana bakacağına söz vermişti
-
Ölmeden hemen önce annem bana şehirde yaşayan üç zengin ağabeyim olduğunu söyledi
-
Torun, rahatını feda ederek her gün banyoda ders çalışıyordu
-
Annem, 75 yaşında bir kadın, karnının sanki ateşler içinde yanıyormuş gibi ağrıdığını söyledi


