Ana Sayfa 19.04.2026 1 Görüntüleme

Beni 3 aylıkken babamın bisiklet sepetine terk eden annem

1 / 2

Babam Burak, on yedi yaşında baba olmayı hiç beklemiyordu. Hele ki lise mezuniyetinden bir gece önce! Gece vardiyasından dönerken evinin önündeki eski bisikletinin sepetinde bir bebek bulmuş. Yani beni… Battaniyemin arasına sıkıştırılmış notta sadece iki cümle yazıyormuş: “O senin. Ben yapamıyorum.”

Beni doğuran kadından alınan ilk ve son haber buydu. Babam hamile olduğunu bile bilmiyormuş. Ama o benden kaçmadı. Ertesi sabah kendi mezuniyet törenine bir elinde kepi, diğer elinde üç aylık benimle katıldı. Beni tek başına büyüttü; inşaatlarda çalıştı, geceleri pizza dağıttı, benim için üniversiteyi es geçti ve saç örmeyi internetten öğrendi. Bana annesizliği hiçbir zaman hissettirmedi. O benim için her zaman yeterliydi.

Bu yüzden bu yıl kendi mezuniyet günüm geldiğinde törene ONUNLA katıldım. Babam gözleri dolmuş bir halde yanımda gururla dururken, törenin tam ortasında kalabalıktan hiç tanımadığım bir kadın aniden ayağa kalktı.

Doğrudan bize doğru yürüdü ve gözlerini gözlerime dikti. Titreyen bir sesle uzun uzun bana baktıktan sonra fısıldadı:

“Bugün bu kutlamayı yapmadan önce… baba dediğin bu adam hakkında bilmediğin çok önemli bir şey var.”

Beni yıllar önce bir sepete terk eden o kadının mezuniyetimde aniden ortaya çıkıp, hayatımı adadığım babam hakkında tüm gerçeği altüst edecek o korkunç sır neydi?

Sözleri, stadyumdaki yüzlerce insanın sessizliğe gömülmesine neden oldu. Rüzgarın uğultusu dışında çıt çıkmıyordu. Kalbim göğüs kafesimi döverken, yanımdaki babama, hayatım boyunca sırtımı dayadığım o dağ gibi adama baktım. Burak’ın yüzü bembeyaz olmuştu, kalın parmakları cübbemin kenarını sıkarken titriyordu ama kadına tek kelime itiraz etmiyordu. Gözlerini benden kaçırdı; yere, yeşil çimlere bakıyordu.

Kadın alaycı ve acı dolu bir gülümsemeyle bana doğru bir adım daha attı. Üzerindeki pahalı kıyafetler ve kusursuz makyajı, bahsettiği o çaresiz geçmişle tamamen zıttı. “Sana hep o masalı anlatmış, değil mi? Bisiklet sepeti, o romantik terk ediliş hikayesi… Not bırakıp giden çaresiz anne.” Kadın başını iki yana salladı. “Ben sana hiçbir zaman not falan bırakmadım. O bisikletin sepetine de koymadım.”

Nefes alamıyordum. Dizlerimin bağı çözülürken, “Ne diyorsun sen?” diye fısıldayabildim.

“Ben seni o gece bir çöp konteynerinin yanına, soğuk betonun üzerine bıraktım,” dedi kadın, sesi acımasızca netti. İfadesinde en ufak bir merhamet kırıntısı yoktu. “Sen ağlıyordun, ben ise sadece oradan uzaklaşmak istiyordum. Kendi hayatımı mahvetmene izin veremezdim. O sırada bu adam,” diyerek iğrenircesine babamı işaret etti, “sokaktan geçiyordu. Henüz on yedi yaşında bir çocuktu. Seni o çöplükte, poşetlerin arasında bulan kişi oydu.”

Beynim duyduklarımı reddediyordu. “Babam… Babam beni bulduktan sonra bana sahip çıktı. Bunda gizli olan ne? Neden buradasın?”

Kadın acımasız gerçeği tüm kalabalığın önünde yüzüme çarptı: “Anlamıyor musun? O senin biyolojik baban değil! Bizim aramızda hiçbir zaman bir şey yaşanmadı. Onu hayatımda ilk kez o gece o çöplüğün başında gördüm. O sadece yoldan geçen, sana acıyan bir yabancıydı. Polisi arayıp seni çocuk esirgeme kurumuna vermek yerine, o bisikletine koyup evine götürdü. Kendi ailesine ve yetkililere senin kendi kanından, kendi canından olduğunu söyledi. Sırf seni yetimhaneye vermesinler diye, sahte bir terk edilme hikayesi uydurdu ve babalığı yalan söyleyerek üstlendi.”

Dünyam etrafımda dönmeye başladı. Kulaklarım uğulduyordu. Gözlerimden yaşlar süzülürken titreyen ellerimle babama, Burak’a döndüm. Omuzları çökmüştü. Hayatımda onu ilk defa bu kadar küçük, bu kadar savunmasız görüyordum. Nasır tutmuş elleriyle yüzünü kapatmıştı

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp