DOLAR
Alış: 45.35
Satış: 45.53
EURO
Alış: 52.77
Satış: 52.98
GBP
Alış: 60.48
Satış: 60.93
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
15.05.2026
162 Görüntüleme
Annem Üvey Babamla Evlendiğinde
- Annem, üvey babamla evlendiğinde dünyanın en mutlu kadını olmuştu; adam o kadar kibar, o kadar kusursuzdu ki çevremizdeki herkes onlara imrenerek bakıyordu. Ben ise henüz 15 yaşındayım ve bu mükemmel görünen tablonun ardındaki o sarsıcı gerçeği tesadüfen öğrenmiştim; günlerdir bu ağır yükün altında eziliyor, geceleri gözüme uyku girmiyordu. Anneme anlatmaya kalksam asla inanmazdı, çünkü ona olan aşkı gözlerini tamamen kör etmişti; ama saklamaya devam ettikçe kendimi ona ihanet ediyormuş gibi hissediyorum. Üvey babamın çalışma odasındaki o gizli bölmede bulduğum eski belgeler ve başka bir isme düzenlenmiş kimlik, onun aslında bize anlattığı kişi olmadığını kanıtlıyordu. O akşam annem, iş arkadaşlarıyla bir akşam yemeğine gitmek zorunda kaldı ve beni onunla evde yalnız bıraktı. İçimde tarif edilemez bir huzursuzlukla odama kaçmaya hazırlanırken, üvey babam mutfaktan bana seslendi: “Gel biraz oturalım, seninle özel bir şey konuşmam gerekiyor.” Salona geçtiğimde elinde o gizli bölmede gördüğüm dosyayı tutuyordu. Yüzündeki o her zamanki nazik gülümseme gitmiş, yerine buz gibi bir ifade gelmişti. Kapıyı usulca kapattı ve tam karşımdaki koltuğa oturdu. Gözlerini gözlerime dikerek, “Neleri bildiğinin farkındayım,” dedi. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu, artık kaçacak hiçbir yerim kalmamıştı ve şimdi onunla tamamen yalnızdım… Boğazım kurumuştu, tek bir kelime bile edemiyordum. Bakışları, daha önce gördüğüm o müşfik babacanlıktan fersah fersah uzaktı. Elindeki dosyayı masanın üzerine yavaşça bıraktı; sanki bir satranç hamlesi yapıyordu ve şah-mat demesine saniyeler kalmıştı…
- Elif,” dedi sesi fısıltı kadar alçak ama bir o kadar keskin çıkıyordu. “Meraklı bir çocuk olman bazen iyidir, dünyayı öğrenirsin. Ama bazı sırlar vardır ki, onları öğrenmek insanın omuzlarına taşıyamayacağı bir yük bindirir. Sen o yükü seçtin.” Zorlukla yutkundum. “Sen… Sen kimsin?” diye fısıldayabildim. “Babamın arkadaşı olduğunu, o kazadan sonra bize destek olmak istediğini söylemiştin. Ama bu belgeler… Bu isimler…” Hafifçe güldü, ama bu gülüşte hiçbir sıcaklık yoktu. “İsimler sadece birer etikettir. Ben annene ihtiyacı olan her şeyi verdim; huzur, para, güven… Senin baban gittiğinde yıkılmış bir kadındı. Onu ben topladım. Şimdi soruyorum sana; annenin bu sahte ama huzurlu hayatını mahvettiğinde eline ne geçecek? O belgeleri polise götürürsen ben giderim, ama annenin elinde harabelerden başka hiçbir şey kalmaz.” Bu bir tehditti, hem de en ince yerinden. Annemin duygusal boşluğunu ve ona olan bağlılığını bana karşı bir silah olarak kullanıyordu. Telefonum cebimdeydi, elimi yavaşça oraya götürmeye çalıştım ama keskin gözleri hiçbir hareketi kaçırmıyordu. “Telefonunu oradan çıkar ve masaya koy,” dedi otoriter bir tonla. Dediğini yapmak zorunda kaldım. “Güzel… Şimdi beni iyi dinle. O dosyada gördüğün adam geçmişte kaldı. O adam öldü. Şu an karşında duran kişi, anneni seven ve size bakan kişi. Eğer bu küçük sırrımız aramızda kalırsa, her şey eskisi gibi devam eder. Okulun, geleceğin, annenin mutluluğu… Hepsi güvende olur.” “Peki ya gerçekler?” dedim, sesim titreyerek. “Annem senin bir suçlu olduğunu bilseydi yine de seninle kalır mıydı?” Üvey babam koltuğunda öne doğru eğildi. Yüzü şimdi ışığın gölgesinde kalmıştı. “Annen gerçeği bilmek istemiyor Elif. İnsanlar sadece inanmak istedikleri yalanlara inanırlar. O, benim geçmişimi sormadı çünkü cevabından korkuyordu. Şimdi sen, onun bu huzurunu bozarak kahraman mı olacağını sanıyorsun? Hayır, sadece hayatını mahveden evlat olacaksın.” O sırada dış kapının anahtarla açılma sesi duyuldu. Annem gelmişti. Kalbim bir umutla çarptı ama üvey babamın yüzünde en ufak bir panik belirtisi yoktu. Saniyeler içinde o buz gibi maskesini indirdi, yüzüne o sahte, sevgi dolu gülümsemesini yerleştirdi. Ayağa kalktı, masanın üzerindeki dosyayı hızla arkasındaki kitaplığın arasına sıkıştırdı. Annem içeri girdiğinde ikimizi salonda yan yana görünce gülümsedi. “Ah, hala ayakta mısınız? Ne güzel, baba-kız sohbeti mi ediyordunuz?” dedi neşeyle. Üvey babam yanına gidip onu alnından öptü. “Evet hayatım, Elif’le geleceği hakkında biraz dertleştik. Bazı endişeleri varmış, onları hallettik, değil mi Elif?” Annem bana döndü, gözlerinin içi parlıyordu. Uzun zamandır onu bu kadar huzurlu görmemiştim. Üvey babamın gözleri ise üzerimdeydi; o buz gibi tehdit hala oradaydı. Anneme doğru bir adım attım, her şeyi anlatmak, o maskeyi indirmek için dudaklarımı araladım. Ama üvey babam elini annemin omzuna atıp bana hafifçe göz kırptığında, kelimeler boğazımda düğümlendi. “Evet anne,” dedim sesim titreyerek. “Biraz dertleştik. Her şey… her şey yolunda.” O gece odama çekildiğimde asıl savaşın yeni başladığını biliyordum. Annemi korumak için susmalı mıydım, yoksa onu kurtarmak için her şeyi yakmalı mıydım? Üvey babamın odasının kapısının önünden geçerken içeriden gelen o kısık sesli gülüşünü duydum. Artık sadece bir sırrı saklamıyordum; o sırrın bir parçası haline gelmiştim ve çıkış yolu her geçen dakika daha da kararıyordu. Bir sonraki hamlesinin ne olacağını, annemin ne zaman gerçeğin soğuk nefesini ensesinde hissedeceğini bilmiyordum ama artık bu evde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


