DOLAR
Alış: 45.15
Satış: 45.33
EURO
Alış: 53.09
Satış: 53.31
GBP
Alış: 61.31
Satış: 61.77
38 yaşındayım. İkinci evliliğini yapmıştım
Oda taze boya kokuyordu. Dükkanın ortasında duran masada döner paketleri açıktı. Selim, elinde bir matkapla tahta rafları duvara monte ediyordu. Derin ise boya lekeleri içindeki kıyafetleriyle, dükkanın camına büyük harflerle o yazıyı yazıyordu.
Gözlerimi kırpıştırdım, manzaranın bir rüya, zihnimin bana oynadığı bir oyun olup olmadığını anlamaya çalıştım. Ama hayır, her şey fazlasıyla gerçekti. Talaş ve taze boya kokusu burnuma doluyordu. Duvarda asılı duran pano, benim yıllar önce “Bir gün kendi mekânım olursa böyle tasarlayacağım” diyerek bir peçeteye çizdiğim o eski krokinin ta kendisiydi.
Kepengin altında öylece diz çökmüş, titreyen ellerimle soğuk metali kavramışken hıçkırığıma engel olamadım. Sesim boş, yankılı dükkanın içinde küçük bir çatırtı gibi yayıldı.
Matkabın sesi aniden kesildi. Selim omzunun üzerinden kapıya doğru baktı. Derin’in elindeki boya fırçası havada asılı kaldı. İkisi de beni gördüklerinde önce donup kaldılar. Sonra Selim’in yüzüne o tanıdık, şefkatli gülümsemesi yayıldı. Matkabı kenara bıraktı ve üstündeki tozları silkeleyerek bana doğru yürüdü.
Kepengi yukarı doğru iterek tamamen açtı. Sokağın o soğuk havası içeri dolarken, ben kendi karanlığımdan aydınlığa çıkmış gibi hissediyordum.
“Erken geldin hayatım,” dedi Selim usulca. “Biz daha tabelayı bitirememiştik. Açılış sürprizi için hafta sonunu bekliyorduk.”
Zorlukla ayağa kalktım. Ayaklarım geri geri gidiyordu. Boynuma kadar kızardığımı, kendimden nasıl nefret ettiğimi onlara belli etmemeye çalışarak içeri adım attım. Etrafıma baktım. Yıllardır biriktirdiğim, kenarları kıvrılmış o eski tarif defterlerim tezgâhın üzerine özenle dizilmişti. Benim yıllardır imkânsızlıklar yüzünden içimde ukde kalan o hayalimdeki pastane, şu an etten ve kemikten bir gerçekliğe dönüşmüştü.
“Siz…” diyebildim sadece, boğazımdaki düğüm daha fazlasına izin vermiyordu. “Siz burayı… benim için mi hazırlıyordunuz? Her akşam… bu yüzden mi ortadan kayboluyordunuz?”
Derin fırçayı tenekenin üzerine bırakıp koşarak yanıma geldi. Boyalı elleriyle yanaklarımı tuttu. Gözleri sevgiyle parlıyordu. “Anne, sen yıllarca benim için kendi hayatını erteledin. Ben okuyayım, hiçbir eksiğim olmasın diye o pastane hayalinden hep vazgeçtin. Selim abi… O bir gün odama gelip bana senin o eski çizimlerini gösterdiğinde, ona ne kadar haksızlık yaptığımı anladım. Bana dedi ki, ‘Annenin hayallerini ve gülümsemesini geri getirmek için bana yardım eder misin?’ Biz de işbirliği yaptık.”
Gözyaşlarım artık yanaklarımdan sel gibi akıyordu. Kızımın saçlarını öptüm, kokusunu içime çektim. O hastalıklı, karanlık, iğrenç şüphelerim aklıma geldikçe mideme kramplar giriyordu. Kendi kızımdan, bana hayatını adayan bu adamdan nasıl böyle bir şey bekleyebilmiştim? İnsan bazen kendi içindeki korkuların esiri olduğunda, en saf güzellikleri bile en büyük çirkinlikler gibi görebiliyordu.
Selim arkadan yaklaşıp kollarını ikimize birden sardı. “Biliyorum, son zamanlarda senden çok sır sakladık. Seni evde yalnız bıraktık. Belki de çok kızdın bize,” dedi saçlarımı okşarken. “Ama o tabelayı asıp mekânın ismini sana gösterdiğimizde bütün bu yorgunluğa değeceğini biliyorduk.”
Kollarımı sımsıkı onlara doladım. “Ben… Ben çok özür dilerim,” diye fısıldadım sadece kendimin duyabileceği bir sesle. Onlar bu özrü, onları yalnız bıraktığım ya da haksız yere kızdığım için dilediğimi sandılar. Asıl nedenini, o karanlık sokaklarda peşlerinde dolaşırken zihnimden geçen o zehirli, utanç verici düşünceleri hayatımın sonuna kadar bir sır olarak kendime saklayacaktım.
O akşam, taze boya kokuları arasında, üzerleri talaş dolu o küçük dükkanda bağdaş kurup oturduk. Açık döner paketlerinden dürümlerimizi yedik. Gözlerimde yaşlar, dudaklarımda ise yıllardır unuttuğum o gerçek, huzurlu gülümseme vardı.
Ben bir şeyden şüphelenmiştim evet; ama gerçek, hayal edebileceğim o en karanlık senaryo değil, hayatımın en aydınlık ve en güzel başlangıcıydı.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Diğer Galeriler
-
Mezara Neden Su Dökülür? Faydası Nedir?
-
38 yaşındayım. İkinci evliliğini yapmıştım
-
Marketten pastırma aldım ama içinde bulduklarım beni bir daha asla et yemeye cesaret edemeyecek kadar korkuttu.
-
Şeyh, tüm restoranın önünde garson kıza Arapça hakaret etti
-
Haşlanmış yumurtayı bu yaygın yeme şekli damarlarınızı tıkayabilir.
-
Sokaktaki serseriler koltuk değnekleriyle yürüyen yaşlı bir adama saldırıp onu yere düşürdüler
