DOLAR
Alış: 43.76
Satış: 43.94
EURO
Alış: 51.66
Satış: 51.87
GBP
Alış: 58.90
Satış: 59.33
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
26.02.2026
1764 Görüntüleme
36 Yaşımda Bir Dilenci Kadınla Evlendim… Yıllar Sonra Ortaya Çıkan Gerçek Köyü Sessizliğe Boğdu
- Otuz altı yaşıma geldiğimde köyde fısıltılar başlamıştı. “Bu yaşa gelmiş hâlâ evlenememiş…” diyorlardı. Benimse acelem yoktu. Küçük tarlam, sessiz evim, kendi hâlinde bir hayatım vardı. Ne zenginlik peşindeydim ne de büyük hayallerin. Huzur bana yetiyordu. Her şey, bir kış günü pazarda değişti. Tezgâhların biraz ilerisinde, yol kenarında oturan zayıf bir kadın dikkatimi çekti. Üzerindekiler yıpranmıştı ama gözlerinde ne umutsuzluk ne de açgözlülük vardı. Sadece derin bir sessizlik ve garip bir vakar… Adı Hale’ydi. Yıllardır sokaklarda yaşadığını, kimsesinin olmadığını söyledi. Ona sadece yemek vermedim. Günler sonra, kendime bile inanamayarak evlenme teklif ettim. “Zengin değilim ama sana sıcak bir yuva verebilirim,” dedim. Köyde herkes delirdiğimi düşündü. “Bir dilenciyle evlenilir mi?” dediler. Ama ben kalbimi dinledim. Evlendik. Düğünümüz sade oldu. Hale az konuşur, çok çalışırdı. Zamanla evimiz ısındı. Ardından iki çocuğumuz oldu. Köy hâlâ ona mesafeli davranıyordu… Ta ki bir gün Hale’nin geçmişi ortaya çıkana kadar.
- Hale’nin geçmişinin ortaya çıktığı gün, sıradan bir gün gibi başlamıştı. Ama yüzündeki gerginliği fark ettim. Ellerinin titrediğini… Öğleye doğru köyün girişinde siyah bir araç belirdi. Köyde herkes kapısının önüne çıktı. Araçtan takım elbiseli iki adam ve yaşlı bir kadın indi. Doğrudan bizim eve geldiler. Kapıyı açtığım anda yaşlı kadın Hale’ye bakıp dizlerinin üzerine çöktü: “Bulduk seni kızım… Yıllardır seni arıyoruz.” Köy sessizliğe gömüldü. Hale ağlamaya başladı. İlk kez onu bu kadar savunmasız görüyordum. Bana döndü ve sadece şunu söyledi: “Artık saklayamam.” O gün öğrendim… Hale’nin gerçek adı Halime Yılmaz’dı. Meğer Hale, yıllar önce büyük bir şehirde tanınan, varlıklı bir ailenin tek kızıymış. Babası büyük bir inşaat firmasının sahibiyken, annesi hayır işleriyle tanınan bir kadınmış. Ailesinin istemediği bir adamı sevince evden kovulmuş. Sevdiği adam onu terk etmiş, ailesi ise arkasını dönmüş. Bir süre sokaklarda yaşamış. Kimliğini, geçmişini, adını bile bırakmış. “Halime öldü… Hale kaldı,” demiş. Köy halkı donup kalmıştı. Ama asıl şok bundan sonra geldi. Takım elbiseli adamlardan biri bana dönüp şöyle dedi: “Hanımefendinin miras hakkı hâlâ geçerli. Babası geçen ay vefat etti. Tüm servet yasal olarak ona ait.” O an köydeki bakışlar değişti. Dün hor görülen kadın, bugün hayranlıkla izleniyordu. Ama ben ne parayı düşündüm ne de insanların fikrini. O gece Hale’ye sadece şunu söyledim: “Ben seni geçmişin için değil, bugün olduğun insan için sevdim.” Ertesi gün ailesi köye geldi. Hale affetti… ama geri dönmedi. “Benim evim burası. Benim ailem burada,” dedi. Mirası aldı ama köyden ayrılmadı. Paranın büyük kısmıyla köy okulunu yeniledi, yoksullara yardım etti. Kimseye bunu anlatmadı. Yıllar geçti. Bir gün ona sordular: “Bunca zenginliğe rağmen neden hâlâ böyle yaşıyorsun?” Gülümsedi: “Beni insan yapan şey sahip olduklarım değil… Kaybettiklerim.” Köyde artık herkes ona Hale Ana diyordu. Ben ise şunu öğrendim: Gerçek zenginlik, insanın nereden geldiği değil… Kiminle ve nasıl kaldığıdır. Ve ben hayatımın en doğru kararını, herkesin bana güldüğü gün vermiştim.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Galeriler
-
Kızım her sabah okula gittiğini söylüyordu.
-
Ayı, bir ağaca bağlanmış bir adam gördü. Sonra olanlar herkesi şoke etti…
-
Bakın neler demiş neler
-
Halam, dedemin ölümünden sonra üç çocuğumla birlikte çiftliği terk etmem için bana 3 gün süre verdi.
-
Sarımsaklı Kavrulmuş Tarhana Çorbası Tarifi
-
42 yaşımda aşık oldum


