Ana Sayfa 8.03.2024 476 Görüntüleme

ufak bahçesine bakarken

2 / 2

Apartmanın küçük bahçesine bakarken, yaşadıklarımın bir kâbus olmasını diliyor, sessiz gözyaşlarımı akıtırken, deva ve dayanma gücü versin diye Allah’a yalvarıyordum.
O an Allah’ın izniyle iyileşip normal hayatıma dönebileceğime dair içime müthiş bir inanç doldu.
Apartmanın küçük bahçesi, tohumlar, çiçek ve sebzeler benim yaşama sevincim olacaktı.
Öyle de oldu.
Bu arada eşim giderken komşulara, yazlıktaki evi tadilat suretiyle gittiğini söylemiş.
Ben küçük bir çapa alıp işe başladım.
İlk günler on dakikada nefessiz kalıyordum, süre içinde bu süre uzamaya başladı.
On beş gün içinde çapa işini bitirdim, gübre aldım, toprağı ekilecek hale getirdim.
Komşular da heveslenip, bana yardım etmeye başladılar.
Bahçeyi, tohumlar ve saksı çiçekleriyle doldurduk.
Nisan ayında tohumlar çıkmaya başlayınca yaşadığım mutluluğu hayatım süresince unutmayacağım.
Bir aydan çok bir süre geçmişti, bu süre içinde kendimi boşanmaya, hayatı bir başına yaşamaya alıştırmaya çalışıyordum.
Arada bir, hastalığı yüzünden eşi tarafından terkedilen var mıdır, diye düşünüyordum.
Bahçem yeşerdikçe ben de iyileşiyordum sanki.
Mayıs ayının ortalarında telefonla hastaneye çağrıldım.
Tahlillerle ilgilidir diye gittiğimde, hayatımın şokunu yaşadım.
Eşim Manisa’ya gelir iken Sabuncubeli’nde trafik kazası geçirmiş, yoğun bakıma alınmıştı.
2010 yılı Mayıs ayının ılık bir perşembe günü benim hayatımın dönüm noktası oldu.
Doktorlar eşimin durumunun ağır olduğunu, her şeye hazırlıklı olmamı söylediler.
Bu arada telefonunu bana verdiler.
Akşamüstü saat beş sularında eşimin telefon çaldı.
Arayan avukattı, eşim boşanma vekâleti vermeye geleceğini söylemiş, gecikince avukat merak etmiş o yüzden aramıştı.
Eşi olduğumu söylemedim. Ağır bir kaza geçirdiğini, hastanede olduğunu söyleyip telefonu kapattım.
Ama allak bullak olmuştum.
Eşim benimle boşanmak suretiyle vekâlet vermeye gelir iken bu kazayı geçirmişti.
Sadece “Takdiri ilahi ” dedim.
Bir şey düşünemiyordum. Boşanacağımızdan kimsenin haberi yoktu.
O yüzden eşim iyileşinceye kadar bunu kimseye söylemeyecektim.
Eşim yoğun bakımdan çıktıktan sonra da fazlası ameliyat geçirdi, ancak tekerlekli sandalyeye mahkûm oldu.
Omuriliği zedelendiği, beyin kanaması geçirdiği suretiyle felç olmuştu.
Hastaneden çıkınca eve getirdim, ona bakmaya başladım.
Konuşamıyor ama hareketleriyle derin bir pişmanlık içinde olduğunu söylemeye çalışıyor, süre süre gözlerinden pişmanlık yaşları döküyor.
Ne çocuklarım, ne de yakınlarım eşimin boşanma davası açmak suretiyle gelir iken kaza geçirdiğini bilmiyor.
Eşime Allah rızası suretiyle bakıyorum.
Şimdi düşünüyorum da eşimi affettim mi? Bilmiyorum, ama kırgınlığım hiç geçmedi…
Eşime her baktığımda hayatın nasıl ibretlerle dolu olduğunu görüyor, deva versin diye Allah’a yalvarıyor dua ediyorum.
Beni tümörlerden, kötü hastalıktan kurtaran Rabbim; hastayım diye benden boşanmak isteyen eşimi yatağa mahkûm etti.
Anlayana bundan büyük ibret olur mu?..”
Allah hasta kullarına deva, bakanlara da sabır ve merhamet versin.
Allah kimseyi başkasının umuduna bırakmasın.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp