DOLAR
Alış: 44.61
Satış: 44.79
EURO
Alış: 52.59
Satış: 52.80
GBP
Alış: 60.32
Satış: 60.77
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
12.04.2026
1358 Görüntüleme
Kocam beni ve ailemizi terketti
- Ony altı yıl, beş çocuk ve bir ömre sığdırılan sayısız fedakarlık… Murat ile evlendiğimizde henüz çok gençtik. El ele verip sıfırdan bir hayat kurmuş, birbirimize verdiğimiz sözlerle beş evladımızı sevgiyle büyütmüştük. En küçüğümüz Elif henüz beş yaşındaydı ve ben hayatımın en huzurlu döneminde olduğumu sanıyordum. Ancak o gece, bir telefon titremesiyle kurduğum tüm hayaller yerle bir oldu. Murat duştaydı. Mutfağı toparlamış, çocukları uyutmuştum. Masanın üzerinde titreyen telefonu kendi telefonum sanıp elime aldığımda, ekranda gördüğüm “Aylin – Okul Hocası” ismi kalbime bir iğne gibi battı. Mesajda yazanlar ise bir bıçak darbesinden farksızdı: “Canım, seni tekrar görmek için sabırsızlanıyorum. Bu hafta sonu göl kenarındaki otele gidiyoruz değil mi?” O an dünya durdu sandım. Murat duştan çıktığında gözlerimdeki yaşları gizlemedim, ona doğrudan sordum. İnkâr etmesini, bir açıklama yapmasını bekledim ama o sadece alaycı bir tavırla gülümsedi. Hiç pişmanlık duymadan, yılların emeğini tek bir cümlede harcadı: “Evet, Aylin’le birlikteyim. O bana yeniden yaşama sevinci verdi. Sen ise çocuklardan ve ev işlerinden kendini çok saldın, artık eskisi gibi değilsin.” Bu sözler, bir kadının ruhuna atılabilecek en ağır tokattı. beş çocuğun yorgunluğunu, uykusuz geceleri ve feda edilen gençliği bir çırpıda silip atmıştı. O gece bavulunu topladı. Arkasından bağıran beş evladını, yaşlı gözlerle ona bakan eşini umursamadan, sadece her ay para göndereceğini söyleyerek kapıyı çarpıp çıktı. Sabaha kadar çocuklarımın nefes seslerini dinleyerek ağladım. Dilimden tek bir cümle dökülüyordu: “Allah’ım, adaletine sığınıyorum.” Beklenmedik Telefon Ertesi sabah güneş, hayatımın en karanlık gününe doğmuştu. Gözlerim şiş, kalbim paramparçaydı. Saat henüz sekiz bile olmamıştı ki telefonum acı acı çaldı. Arayan, Murat’ın en yakın arkadaşı Mehmet’ti. Sesi titriyordu, nefes nefeseydi. “Meryem, çabuk montunu al ve hemen hastaneye gel! Murat… Murat’ın başına geleni duyunca inanamayacaksın, durumu çok kritik!” Neye uğradığımı şaşırdım. İçimdeki acı bir an için yerini derin bir endişeye bıraktı. Çocukları komşuya emanet edip hastaneye koştum. Acil servisin önünde Mehmet’i gördüğümde yüzü kireç gibiydi. Bana her şeyi anlattığında, ilahi adaletin bu kadar hızlı tecelli edebileceğine inanmakta güçlük çektim. Murat, o gece evden çıktıktan sonra Aylin’le buluşmuştu. Aylin, yeni aldığı lüks spor arabasıyla onu göl kenarındaki otele götürmek istemişti. Ancak yolda giderken, Aylin’in aşırı hızı ve dikkatsizliği sonucu araç kontrolden çıkmış, şarampole yuvarlanmışlardı. Olayın asıl trajik kısmı ise kazadan hemen sonra yaşanmıştı..
- İhanetin İkinci Yüzü Hastanede Murat’ın bilinci yerindeydi ama vücudunda ağır kırıklar vardı. Beni gördüğünde gözlerindeki o küstah bakışın yerini derin bir utanç ve korku almıştı. Mehmet’in anlattığına göre; kaza anında araçtan hafif sıyrıklarla çıkan Aylin, ambulansı aramak yerine Murat’ın cüzdanındaki tüm nakit parayı ve kolundaki pahalı saati almış, “Başıma bela alamam, bu adamın beş çocuğu varmış, uğraşamam!” diyerek olay yerinden kaçmıştı. Murat, o “yaşama sevinci” bulduğu kadının gerçek yüzünü, kanlar içinde yardım beklerken görmüştü. Onu terk ettiği karısı ve çocukları değil, uğruna her şeyi yakıp yıktığı o spor hocası ölüme terk etmişti. Onu hastaneye yoldan geçen bir kamyon şoförü yetiştirmişti. Adaletin Sessiz Çığlığı Murat haftalarca yatağa mahkûm kaldı. O her ay göndereceğini söylediği paralar, şimdi kendi hastane masraflarına bile yetmiyordu. Bir zamanlar “kendini saldın” diyerek aşağıladığı karısının, yani benim merhametine kalmıştı. Ben ise intikam almayı değil, sadece Allah’ın adaletini izlemeyi seçtim. Ona bir eş olarak değil, sadece çocuklarımın babası olduğu için asgari bir insaniyet gösterdim. Ama kalbimdeki o kapı sonsuza dek kapanmıştı. Murat iyileştiğinde ne o lüks spor arabası vardı, ne de “yaşama sevinci” dediği Aylin. İşini kaybetti, itibarını kaybetti ve en önemlisi ailesinin güvenini kaybetti. Bir akşamüstü, bastonuna dayanarak eve gelip helallik istediğinde ona sadece şunu söyledim: “Sen bana ‘kendini saldın’ dediğinde, ben aslında senin ve çocuklarımızın hayatını ayakta tutuyordum. Sen ise bir heves uğruna ruhunu saldın, insanlığını bıraktın. Şimdi o çok sevdiğin aynalara bak ve orada kimi görüyorsan ondan helallik iste.” Hayat, insana ektiğini en beklemediği anda biçtiriyordu. Ben beş çocuğumla beraber, eksik ama başı dik bir şekilde yoluma devam ettim. Murat ise, bir “spor hocası” için yıktığı o yuvanın enkazı altında, kendi vicdanının mahkûmu olarak kaldı. İlahi adalet, bazen bir kaza, bazen de bir terk ediliş şeklinde gelir; ama her zaman tam vaktinde kapıyı çalar.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


