Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Ana Sayfa 24.05.2026 14 Görüntüleme

Eşinin cenazesinden dönen yaşlı dul kadın, gelini tarafından köpek kulübesine benzer odaya sürüklendi

1 / 2

BÖLÜM 1

“Bugünden itibaren sen artık Bruno’nun odasında uyuyacaksın, anne. Bu evin hanımıymış gibi davranma oyunu da burada bitiyor.”

Mehmet Demir’in cenazesinden kalan toprak hâlâ Ayşe Hanım’ın siyah şalının ucuna sinmiş gibiydi. Karacaahmet Mezarlığı’ndan döneli henüz bir saat bile olmamıştı. İstanbul’daki Boğaz’a bakan büyük konakta salonun ortasında Mehmet’in dev fotoğrafı siyah çerçeveyle çevriliydi; önünde mumlar yanıyor, Kur’an tilaveti sesi evin içine ağır bir yas sessizliği yayıyordu. Tam o fotoğrafın karşısında gelini Elif, bu sözleri sanki bir hizmetçiye emir verir gibi söylemişti.

Ayşe Hanım 68 yaşındaydı. Siyah sade bir elbise, şişmiş gözler, titreyen eller… Sabah hâlâ bir eşti. Akşam olduğunda ise kendi evinde “yük” ilan edilmişti.

Oğlu Emre hemen oradaydı. Çocukken ateşler içinde kucağında sabahladığı, okul masrafı için babasının eski montunu bile sattığı, işini kurarken annesinin bileziklerini bozdurduğu Emre… Ama o an başını eğmişti. Ne Elif’i durdurmuştu, ne de annesinin elini tutmuştu.

Merdivenlerde iki çocuk duruyordu. 11 yaşındaki Zeynep sessizce ağlıyordu. 7 yaşındaki Kerem ise oyuncak arabasını göğsüne bastırmıştı; sanki o küçük oyuncağın içinde bir sığınak vardı.

Ayşe Hanım yavaşça sordu: “Elif… ne diyorsun sen?”

Elif güldü. O kahkaha keskin bir bıçak gibiydi. “Gerçeği söylüyorum. Amca gitti. Bu yalı artık Emre’nin. Senin ne gelir getiren bir gücün var, ne dayanacağın biri. Seni sokağa atmadık ya, buna şükretmelisin. Ama artık üst kattaki oda misafirlere lazım. Toplum içinde de yüzümüz olmalı.”

Ayşe Hanım bir an gözlerini Mehmet’in fotoğrafına çevirdi. Bu Boğaz kıyısındaki köşk, 35 yıl boyunca Mehmet’le birlikte kurulmuştu. Her taşında emekleri vardı. Bahçedeki zeytin ağacını Mehmet, “bir gün torunlar gölgesinde oynar” diye dikmişti.

Elif parmağıyla arka taraftaki servis bölümünü işaret etti. “Bruno artık dışarıdaki kulübede kalacak. Eski odası temizlendi ama kokusu kalmış. Senin yaşında insanın çok da konfor aramaması lazım.”

Zeynep aşağı koştu. “Anne, anneanneye böyle konuşma.”

Elif’in bakışı çocuğu olduğu yere çiviledi. “Odanıza çıkın.”

Emre kısık sesle konuştu: “Anne, biraz zaman ver. Evde çok gerginlik var.”

Ayşe Hanım oğluna baktı. Karşısında kendi evladı değil, omurgası kırılmış bir yabancı vardı sanki. Gözlerinde suçluluk vardı ama irade yoktu.

O an Ayşe Hanım hiçbir şey söylemedi. Bu köşkün aslında Emre’nin üzerine olmadığını da söylemedi. Mehmet’in gerçek vasiyetinin güvenli bir kasada saklı olduğunu da… Çantasının iç astarına dikilmiş küçük anahtara dokunmadı. Banka hesapları, hisseler, İstanbul, İzmir ve Antalya’daki mülkler, Bodrum’daki sahil villasının belgeleri… Hiçbirini açmadı.

Yaklaşık 140 milyon liralık bir servetin gerçek sahibi, o gece köpek kulübesine benzeyen nemli ve soğuk bir odaya gönderildi.

Oda rutubet kokuyordu. Zeminde ağır bir temizlik maddesi kokusu vardı. Köşede eski mama kapları duruyordu. Duvarlarda tırnak izleri… Ayşe Hanım çantasını yere koydu, ince şilteye oturdu ve Mehmet’siz ilk kez ağladı. Dışarıdan yemek masasındaki çatal-kaşık sesleri geliyordu. Kimse onu yemeğe çağırmamıştı.

Gece ilerledikçe ağlama sustu. Gözlerindeki yaşın yerini sert, soğuk bir fark ediş aldı. Elif’in onu sadece uzaklaştırmak istemediğini anladı; onu silmek istiyordu. Bir kadının, özellikle de yaşlı ve dul bir kadının hiçbir değeri olmadığını ona inandırmak…

Ayşe Hanım karanlıkta Mehmet’in küçük fotoğrafını göğsüne bastırdı ve kendi kendine fısıldadı:

“Artık konuşmayacağım. Sadece izleyeceğim.”

Henüz bilmiyordu… Önümüzdeki üç ay, bu evde sadece bir gelinin sertliğini değil, bütün bir ailenin temelini sarsacak çok daha büyük bir gerçeği ortaya çıkaracaktı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp