Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Ana Sayfa 27.05.2026 9 Görüntüleme

22:45’te eve geldi ve 8 aylık hamile karısını, ailesi pizza yerken onların tüm pisliğini temizlerken buldu…

1 / 2

PARÇA 1

—8 aylık hamile karım, siz onun tüm pisliğini temizlerken burada pizza yiyip kahkaha atıyorsunuz, öyle mi?

Saat tam 22:45’ti. Mete, İstanbul’un dışındaki bir sanayi bölgesinde bulunan bir konut sitesindeki evinin kapısından içeri girdi. Sırtı paramparça gibiydi, ayakları şişmişti. Bir fabrikada 14 saatlik cehennem gibi bir vardiya geçirmişti; makinelerle, ustabaşılarla, bitmeyen baskıyla uğraşmıştı. 28 yaşında olmasına rağmen sanki tüm hayatın yükünü taşıyordu. Tek isteği karısı Elif’i görmek, karnına dokunmak ve bebeğinin hareketlerini hissetmekti. Ama gördüğü manzara kanını kaynattı.

Oturma odasında televizyon son ses açıktı, bir yarışma programı oynuyordu. Orta sehpa adeta bir çöplüğü andırıyordu: 3 adet yağlı pizza kutusu, yarım bırakılmış 5 plastik bardak, dağınık peçeteler ve halıya atılmış boş bir gazlı içecek şişesi…

En büyük iki koltukta sanki evin sahibiymiş gibi oturanlar annesi Fatma ve üç kız kardeşiydi. Fatma sıcak bir battaniyeye sarılmıştı. Aylin (22) elinden telefonu düşürmüyordu. Zeynep (20) sosyal medyada video çekip kahkahalar atıyor, 18 yaşındaki Elif ise “bana neden tatlı alınmadı” diye söyleniyordu.

Bu evdeki her şey Mete’nin maaşıyla dönüyordu. Kira, faturalar, market, annesinin ilaçları, kardeşlerinin okul masrafları ve sürekli “acil” diye açılan kredi kartları… hepsi onun sırtındaydı.

Mete çantasını sertçe yere bıraktı.

—Elif nerede? diye sordu, sesi gergindi.

Aylin başını bile kaldırmadı.
—Mutfakta. Bulaşıkları bitirmeye çalışıyor hâlâ.

Zeynep alaycı bir kahkaha attı.
—Biraz iş yapıyor işte. Buradaki kadınlar boş oturmaz, değil mi?

Fatma derin bir iç çekti, sanki haklıymış gibi konuştu.
—Oğlum, hamilelik hastalık değil. Ben seninle hamileyken her işi yapardım. Şimdi gençler hemen naz yapıyor.

Mete tek kelime etmeden mutfağa yürüdü. İçinde bir şeyler kırılıyordu.

Elif mutfakta çıplak ayakla ayakta duruyordu. Karnı iyice büyümüş, neredeyse tezgâha dayanamaz hale gelmişti. Bir eliyle belini tutuyor, diğer eliyle yağlı bir tencereyi temizlemeye çalışıyordu. Yüzü bembeyazdı, gözleri ağlamaktan kızarmıştı, nefesi düzensizdi. Üstü başı su ve sabun içindeydi.

Mete’yi görünce irkildi, zoraki bir gülümseme yaptı.

—Aşkım… geldin mi? Beş dakikaya yemeğini hazırlarım, söz.

Sesi titriyordu.

Mete yavaşça yaklaştı, musluğu kapattı ve süngeri elinden aldı.

—Bitti Elif. Bırak artık.

Elif geri çekildi, korkuyla.
—Lütfen şimdi sinirlenme… ben yaparım, sorun değil.

—Titriyorsun. Sana bunu kim yapıyor?

Elif başını eğdi, gözünden bir yaş düştü.
—Üç aydır… annen beni kabul etsin diye uğraşıyorum. Sürekli “Mete çalışıyor, sen evde rahat yaşıyorsun” diyorlar…

Mete’nin içinde öfke büyüdü. Tam o anda Elif karnını tuttu ve acı bir çığlık attı, iki büklüm oldu. Mete onu kucağına alıp hızla yatak odasına götürdü. Doktorunu aradı. Cevap netti: “Bu düzeyde stres, 8 aylık gebelikte erken doğuma ya da daha kötü sonuçlara yol açabilir.”

Mete yumruklarını sıktı ve aşağı indi.

Kadınlar hâlâ salonda kahkahalar atıyordu. Bir anda televizyonun kablosunu sertçe çekti, ekran söndü. Ev bir anda ölüm sessizliğine büründü.

—Ne yapıyorsun sen ya! diye bağırdı Zeynep.

Mete hepsine donmuş, buz gibi bir bakış attı.

—Karıma ne yaptığınızı şimdi tek tek anlatacaksınız.

Ve o evde kimse, birkaç dakika içinde ortaya çıkacak gerçeğin ne kadar yıkıcı olacağını bilmiyordu…

PARÇA 2

Fatma teyze koltuktan ilk fırlayan oldu, derin bir öfkeyle.

—Bana o tonla konuşma Mete. Ben senin annenim, seni doğuran kadınım. Bu evde bana saygı göstereceksin.

Mete titreyen parmağıyla mutfağı işaret etti.

—Bu benim evim. Parasını benim ödediğim ev. 8 aylık hamile karım gece 23:00’te sizin pisliğinizi temizliyor. Kim verdi ona bu emri?

Aylin kollarını bağladı, meydan okur gibi konuştu.

—Kimse kafasına silah dayamadı. Kendi isteğiyle temizliyor. Çünkü yapması gereken en az şey bu.

—Ağlamaktan yüzü şişmiş halde mi? —diye bağırdı Mete, duvarları titreterek— Belini tutup acıdan kıvranırken mi?

Zeynep gözlerini devirdi.

—Abartma ya. Elif hep numara yapıyor. Sen de hemen inanıyorsun. Bütün gün yatakta tembellik yapıyor.

Mete ona buz gibi bir bakış attı.

—O benim çocuğumu taşıyor.

Fatma sertleşti, eski düşüncelerini kusar gibi konuştu.

—Oğlum, bu evde herkes çalışacak. Bizim zamanımızda kadınlar böyle nazlı değildi. Hamilelik bahane değil.

—Sizin zamanınızda kadınlar sustuğu için çok şey yaşandı —dedi Mete soğuk bir sesle— Ama bu evde o dönem bugün bitiyor.

Elif (18) sinirle güldü.

—Ne yani, bizi sokağa mı atacaksın birkaç kirli tabak için?

Mete telefonunu çıkardı, bankacılık uygulamasını açtı ve ekranı onlara gösterdi.

—Bu tabaklar için değil. Aşağılama için. Dikkatle dinleyin: banka şifrelerini değiştirdim. Bugün kullandığınız tüm kartlar iptal. Market, taksi, internet… hepsi bitti. Aylin ve Zeynep’in okulları da yarından itibaren sizin çalışmanızla ödenecek.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp