Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Ana Sayfa 25.05.2026 1 Görüntüleme

Baba, üç oğluna ödemeleri için 900.000 rupilik bir senet verdi ama hepsi reddetti.

2 / 2

Gündüzleri bir tamirhanede çalışıyor, boğucu sıcağın altında motor tamir ediyor, parça değiştiriyordum. Geceleri ise biraz daha para kazanmak için yerel bir şirket adına teslimat yapıyordum.

Anjali hiç şikâyet etmeden tüm masrafları kıstı. Düğünden sonra büyük bir hevesle aldığı scooter’ı sattı. Sade yemekler pişiriyordu: beyaz pilav, mercimek, pazarda ucuz bulduğunda bazen kızarmış bamya.

Bütün bunlara rağmen babam akşam yemeklerinde hep gülümserdi.

“Birlikte yemek yemek en büyük zenginliktir,” derdi.

Ben sakin görünmeye çalışıyordum ama her ay borcun ağırlığı beni eziyordu. Her ödeme yaptığımda içim biraz rahatlıyor, aynı anda bir sonraki taksiti yetiştirememe korkusu başlıyordu.

Bazı geceler eve o kadar bitkin dönüyordum ki yemek bile yemeden masanın üzerinde uyuyakalıyordum. Anjali sessizce üzerime bir battaniye örtüyor, ışığı kapatıyordu.

Bir keresinde ona bu borcu üstlendiğim için pişman olup olmadığını sordum.

Bana şefkatle baktı.

“Babasına sahip çıkan bir adam, ailesine de sahip çıkmayı bilir. Ben bundan asla pişman olmam.”

Onun sözleri bana güç verdi.

Aylar geçtikçe her taksiti ödedim. Kendi kişisel aletlerimden bazılarını sattım. Küçük lükslerden vazgeçtim. Hafta sonları bile ek işler kabul ettim.

Bu sırada ağabeylerim daha rahat hayatlar yaşıyor gibiydi. Sosyal medyada aile tatillerinin, restoran yemeklerinin, kutlamaların fotoğraflarını görüyordum.

Bazen içimden bir kırgınlık geçiyordu.

“Neden sadece ben?” diye sessizce soruyordum kendime.

Ama sonra babamı salonda huzurla uyurken görüyor, bunu neden yaptığımı hatırlıyordum.

Eski ahşap masanın başındaki o günden tam bir yıl sonra, son taksiti de ödedim. Belgeleri yorgun ellerle imzaladım ama içim huzurluydu.

Aynı öğleden sonra babam beni odasına çağırdı.

“Arun, bir dakika gelir misin?”

İçeri girdim. Dolabın yanında oturuyordu. Akşamüstünün yumuşak ışığı yüzüne vuruyordu. Bir çekmeceyi açtı ve ortadan ikiye katlanmış A4 boyutunda bir kâğıt çıkardı.

“Oku.”

Kâğıdı kafam karışmış halde aldım. Açtım… ve zihnim bir anda bomboş kaldı..

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp