Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Ana Sayfa 19.05.2026 4 Görüntüleme

Yüksek güvenlikli, özellikle tehlikeli suçluların bulunduğu bir hapishanede herkes bu yaşlı adamın korkunç bir suç işlediğini düşünüyor ve onu cezalandırmaya çalışıyordu.

2 / 2

O gün yemekhanede garip bir sessizlik vardı. Sanki herkes bir şey bekliyordu.

Yaşlı adam her zamanki gibi yalnız oturuyor, titreyen eliyle kaşığını tutuyordu. Bloktaki en tehlikeli mahkum arkasından yaklaştığında bile başını kaldırmadı. Kocaman, dövmelerle kaplı ve soğuk bakışlı biriydi. Gardiyanlar bile ondan korkuyordu.

Adam tam arkasında durdu. Birkaç saniye geçti ve salon tamamen sessizleşti.

Sonra bir anda metal sürahiyi kaldırıp suyu doğrudan yaşlı adamın başına döktü.

Su, boğuk bir sesle sırtına çarptı ve masaya yayıldı. Yaşlı adam kaçmaya bile çalışmadı.

— Yaptıklarının bedelini böyle ödeyeceksin, diye hırladı adam, öfkesini zor tutarak. — Çocuklara nasıl zarar verebildin? Kendi kanına?

Kimse müdahale etmedi. Kimse kıpırdamadı bile.

Bazıları soğuk bir onayla izledi, bazıları gergindi ama kimse yaşlı adamı savunmadı. Herkes onun bunu hak ettiğine inanıyordu.

Yaşlı adam sessizce ağlamaya başladı. Başını metal masaya eğdi ve omuzları titremeye başladı. Kendini savunmadı. Merhamet dilemedi. Sadece sustu.

O anda birçok kişi onun sabaha çıkamayacağından emindi. Hapishanede işler hep böyle olurdu.

Bu olaydan sonra yaşlı adam tamamen dışlanmış biri oldu. Kimse onun yanına oturmadı, kimse onunla konuşmadı, kimse ona bakmadı bile. Sanki artık var olmuyordu.

Ama bu hapishanede kimse gerçeği bilmiyordu. Kimse onun aslında kim olduğunu bilmiyordu. Ve daha da önemlisi, neden buraya geldiğini kimse bilmiyordu. 😱😨

Hikayenin devamını ilk yorumda bulabilirsiniz 👇👇

Her şey birkaç gün sonra değişti.

Önce bir mahkum revirine kaldırıldı. Sonra bir diğeri. Ardından üçüncüsü. Hepsinde benzer belirtiler vardı: halsizlik, bayılma, garip tepkiler. Başta bunu sıradan kavgalarla açıkladılar ama çok geçmeden bunun başka bir şey olduğu anlaşıldı.

Hapishanede panik yayılmaya başladı, gerçi kimse bunu açıkça göstermiyordu.

İşte tam o anda yaşlı adam ilk kez başını kaldırdı.

Gözlemlemeye başladı. Sessizce. Dikkatlice. Fark edilmeden.

Yemekleri kimin getirdiğini, tepsileri kimin önce aldığını, mutfak çevresinde kimin oyalandığını, sağlık personeliyle kimin konuştuğunu takip etmeye başladı.

Kimse ona dikkat etmiyordu. Herkes için o sadece kırılmış bir yaşlıydı.

Ve tam da bu onun en büyük avantajı oldu.

Birkaç gün sonra gece yarısı blokta ışıklar aniden yandı. Koridorlarda ayak sesleri, emirler ve bağırışlar yankılandı. Hücreler birer birer açılmaya başladı.

Hapishaneye üniformalı insanlar girdi, ama bunlar sıradan gardiyanlar değildi.

Gözaltılar başladı.

Mutfaktan birkaç çalışan ve bir sağlık görevlisi götürüldü. Daha sonra onların sistematik olarak yemeklere maddeler kattığı ortaya çıktı; bu maddeler mahkumların revire kaldırılmasına neden oluyordu. Bu, yasa dışı deneyler ve şantajla ilgili bir plandı.

Ve tüm bunların ortaya çıkmasına yardım eden kişi işte o yaşlı adamdı.

Bir görevliye suçluları bu kadar hızlı nasıl buldukları sorulduğunda kısa bir cevap verdi:

— İçeride bir adamımız vardı.

Ertesi gün yaşlı adamın belgeleri ortaya çıktı.

Ve tüm hapishane donup kaldı. O bir suçlu değildi. O gizli bir ajandı.

Buraya, sınırda yaşayacağını bilerek gönderilmiş bir adamdı. Gerçeğe ulaşmak için aşağılanmaya, dayaklara ve nefrete katlanan bir adamdı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp