DOLAR
Alış: 44.61
Satış: 44.79
EURO
Alış: 52.59
Satış: 52.80
GBP
Alış: 60.32
Satış: 60.77
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
16.02.2026
269 Görüntüleme
63 Yıllık Evlilik… Vefatından Sonraki İlk Sevgililer Günü’nde Kapıma Çiçek Geldi — Yanında Sakladığı Dairenin Anahtarı Vardı
- Mehmet’le 1962 yılının Sevgililer Günü’nde nişanlandık. Üniversite yurdunda, küçük bir masada titreyen mum ışığında bana uzattığı ilk gül hâlâ hafızamda capcanlı. O gün bir söz verdi: “Bu günü unutursam kalbim dursun.” 63 yıl boyunca o sözü tuttu. Her Sevgililer Günü çiçek getirdi. Bazen papatya, bazen karanfil, bazen kırmızı güller… Ama asla eli boş gelmedi. Geçen sonbaharda kalbi gerçekten durdu. Onsuz geçirdiğim ilk Sevgililer Günü’nde evin sessizliği ağırdı. Karşımdaki sandalye boştu. Masada tek kişilik tabak vardı. Kapı birden çaldı. Açtığımda kimse yoktu. Ama eşikte bir buket kırmızı gül duruyordu. Ve sapına iliştirilmiş bir zarf. El yazısını tanıdığım an dizlerim titredi. “Sevgilim,” diye başlıyordu. “Eğer bunu okuyorsan artık yanında değilim. Sana yıllarca sakladığım bir şey var. Bu anahtar bir daireye ait. Gitmeni istiyorum. Gerçeği ancak orada anlayacaksın. Beni affetmeni umuyorum.” Anahtar avucumda ağırlaştı. Altmış üç yıl boyunca her şeyi paylaşmıştık. Peki benden ne saklamıştı? Ertesi gün verilen adrese gittim. Eski bir semtte, yıpranmış bir apartman. İkinci kat. 7 numara. Anahtarı kilide sokarken kalbim deli gibi atıyordu. Kapı açıldı. Ve gördüklerim karşısında donakaldım. Duvarlarda fotoğraflar vardı. Hepsi bendim. Gençliğim… öğretmenlik hayalim… çocuklarımızın doğumu… Ama bazı kareleri hiç hatırlamıyordum. Sanki uzaktan, benim fark etmediğim anlarda çekilmişti. Masada düzenli klasörler duruyordu. Ve her şey o klasörleri açtığımda değişti…
- Klasörlerde banka dekontları vardı. Düzenli yatırılmış bağışlar. Aynı merkeze. Tam 30 yıl boyunca. “Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi.” Altında Mehmet’in imzası. Evliliğimizin üçüncü yılında öğretmenlik yapmayı çok istemiştim. Özellikle özel eğitime ihtiyacı olan çocuklarla çalışmayı hayal ediyordum. Ama maddi şartlar yüzünden vazgeçmiştim. En alttaki çekmecede bir mektup buldum. “Sevgilim, Evliliğimizin üçüncü yılında doktora gittiğim günü hatırlıyor musun? Sana basit bir yorgunluk demiştim. Oysa kalbimde ileride ciddi sorunlara yol açabilecek bir rahatsızlık olduğunu öğrenmiştim. Seni yarı yolda bırakmaktan korktum. Bu daireyi o gün yatırım için aldım. Ama zamanla başka bir şeye dönüştü. Senin ertelediğin hayalini, gizlice gerçekleştirmek istedim. Her ay o merkeze senin adına bağış yaptım. İsimsiz. Bir gün birlikte açıklayacaktık. Ama zaman yetmedi.” Son satırda şunu yazmıştı: “Bu daire artık senin. Bu senin hayalin.” O an anladım. Sakladığı şey bir ihanet değildi. Bir fedakârlıktı. Bir korkuydu. Ve bir sevgiydi. Ertesi hafta o rehabilitasyon merkezine gittim. Bağışların artık açık kimlikle devam etmesini istedim. Daireyi satmadım. Orayı küçük bir gönüllü çalışma ofisine dönüştürdüm. Haftada iki gün özel çocuklara ders vermeye başladım. İlk gün bir çocuk elimi tutup gülümsediğinde, Mehmet’in sesi kulaklarımda yankılandı: “Bu günü unutursam kalbim dursun.” Kalbim durmamıştı. Hâlâ atıyordu. Artık her Sevgililer Günü kapı çalmıyor. Ama o dairede bir vazo dolusu kırmızı gül duruyor. Çünkü sevgi bazen bir buketle başlar… …ve bir ömür boyu saklanan bir hayalle devam eder.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


