Ana Sayfa 31.01.2024 821 Görüntüleme

Kamyoncunun yolculuğu

2 / 2

Kamyoncu günlerdir yollardaymış yolda otostop yapan bir rahibe görmüş ve sevaptır alayım şunu diye düşünmüş ve durmuş … Biraz gittikten sonra kamyoncu vites değiştirirken kaza ile rahibenin b-a-c-a-ğ-ı-na dokunmuş,rahibe kıkırdamaya başlamış .. Adam yine kaza ile olmuş gibi rahibendin b-a-c–a-ğına dokunmuş bakmış rahibe kıkırdıyor.
Zaten adamın kaf-a-s-ına vurmuş … Çekmiş sağa … Sen gel bakayım arkaya deyip tutmuş rahibenin kolundan … Rahibenin tepkisi ise yok hayır oradan olmaz o Tanrıya ait ama kafadan y-a-p-a-bilirsin ? seklinde olmuş. Neyse adam i-ş-i-ni bitirmiş ve yola devam etmişler. Rahibe bundan sonra inmeye karar vermiş …. Kamyoncu seni yine nasıl bulabilirim ? diye sorunca rahibe gayet basit buralarda herkes beni tanır, rahibe kılığındaki i.ne nerede diye sorman yeterli.Çalışmaktan ve iş gerçekleştirmekten hoşlanmayan bir domuzcuk vardı. O yalnızca evin çevresinde tembellik etmeyi severdi, penceresinden yavaşça geride bıraktığımız bulutlara bakardı. Diğer vakitlarda, yatağında yuvarlanırdı.
Annesi her seferinde bir şeyler yapması amacıyla ona bağırmak mecburiyetinde kaldı. “Tembelliğe devam edersen, bir saat gibi tik taklar ve vakitte kaybolursun.” Fakat Domuzcuk, annesinin söylediklerine aldırış etmedi. Vakit kaybetmeye devam etti.
Domuzcuk bir gün her vakitte gibi gökyüzüne bakarken havanın kararmakta olduğunu fark etti. Daha yakından bakmak amacıyla pencereye doğru yürüdü. Yağmur yağacak değildi, aksine güneş batmış gibi görünüyordu. “Bu tuhaf. Hala erken. Gökyüzü bu tür kararmamalı.” Merak etti.
Tam o sırada, saatin tik tak sesini duydu ve yükseldi. Zamana bakmak amacıyla arkasını döndü. Yelkovan ve akrep dönmeye başladı. Dönen bir tekerlek gibi daha süratli ve daha süratli dönüyordu. Gökyüzünün rengi, saat ibresiyle aynı süratte parlak altından maviye, kırmızıya, turuncuya ve siyaha değişmeye başladı ve ara sıra gökyüzünde kayan yıldızlar belirdi.
Aniden, saat dönmeyi bıraktı. Domuzcuk gökyüzüne bakmak amacıyla aceleyle pencereye koştu. Yıldızları ve ayı görebiliyordu. Tam o sırada annesinin sözleri kulaklarında yankılandı, “Zaman, vakit, vakit denizinde kaybolmuş…” Domuzcuk yankıyı durdurmak amacıyla sertçe kafasını salladı. Kendini toparladı ve “Oh hayır, vakit denizinde kayboldum” diye düşündü. Domuzcuk ne olacağını bilemediği amacıyla korkmuş hissetti.
Saat yavaşça gözlerini açtı ve esnedi. Domuzcuk’a gözlerini kısarak baktı ve konuştu. “Merhaba, ben bir vakit tutucuyum. Zaman denizine hoş geldiniz.”

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp