DOLAR
Alış: 44.61
Satış: 44.79
EURO
Alış: 52.59
Satış: 52.80
GBP
Alış: 60.32
Satış: 60.77
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
21.11.2025
3160 Görüntüleme
Şanlıurfada meydana gelen olayda tüm türkiyeyi üzdü
- Şanlıurfada marangoz atölyesinde çalışan çocuk işçi Muhammed K.’nın işyerindeki kalfa Habip A. ve adı belirtilmeyen bir dostu doğrultusundan elleri bağlandı.Yaptıklarından sonra ağır yaralanan çocuk yere yığılınca ihbar üstüne hadise yerine sıhhat görevlileri geldi. Muhammed K. Bozova Mehmet Enver Yıldırım Devlet Hastensi’ne kaldırıldı.Çocuk çırağı oluşturulanları itiraf ettiler…
- Çocuk işçiliği, dünyanın pek çok bölgesinde çözülemeyen en ağır toplumsal yaralardan biri olarak varlığını sürdürürken, son vakitlarda meydana çıkan yeni görüntüler ve raporlar, bu acı tablonun ne kadar geniş bir alana yasenedığını bir kez daha gözler önüne serdi. Çeşitli sektörlerde kayıt dışı olarak çalıştırılan çocukların yaşadığı dram, hem yerel hem de uluslararası kuruluşların raporlarında detaylı şekilde yer alıyor. Genellikle ekonomik sıkıntıların arttığı dönemlerde çocukların iş gücüne daha çok dahil edilmesi, bozukluğun yalnızca fakirlikla açıklanamayacak kadar derin bir yapıya sahip bulunduğunu gösteriyor. Sokaklarda mendil satan, ağır endüstri atölyelerinde çalışmak mecburiyetinde kalan, tarım işçisi olarak günün ilk ışıklarından son karanlığa kadar tarlalarda ter döken çocukların hikâyeleri, her biri ayrı bir dramı içersinde barındırıyor. Eğitim hakkından mahrum kalan, fiziksel ve psikolojik gelişimleri olumsuz büyülenen bu çocuklar amacıyla tablo giderek ağırlaşıyor. Son dönemde oluşturulan saha araştırmalarında, çocuk işçiliğinin yalnızca ekonomik zorlukla değil, aynı vakitte kontrol eksikliği ve toplumsal duyarsızlıkla da bağlantılı bulunduğu vurgulanıyor. Genellikle ufak işletmelerde ve kayıt dışı sektörde çalışan çocukların büyük çoklığı günde 10 saate yakın mesai yapıyor, fazlası vakit sigortaları bulunmuyor ve iş sağlığı güvenilirği tedbirlerinden tamamiyle uzak ortamda çalışıyor. İnşaatlarda, metal atölyelerinde, tekstil depolarında, plastik geri dönüşüm işletmelerinde ve tarım pazarında çalışan çocukların mühim bir alanı, ağır yük kaldırmak, kesici aletlerle çalışmak ya da kimyasal maddelere maruz kalmak gibi yetişkinler amacıyla bile riskli işlere dahil ediliyor. Bu durum, yalnızca çocuk vücuduna zarar vermekle kalmıyor; onların ruhsal dünyalarında da derin izler bırakıyor. Uzmanlar, çocukluk döneminde zorla ya da mecburen çalışma hayatına dahil edilen kişilerin gelişen yaşlarda özgüven problemleri yaşadığını, sosyal yaşama uyumda kuvvetlik çektiklerini ve eğitimden uzak kaldıkları amacıyla mesleki gelişim yönünden büyük kayıplar yaşadıklarını ifade ediyor. Ailelerin büyük alanı ise çocuklarını çalıştırmayı bir tercih değil, mecburilik olarak gördüklerini söylüyor. Genellikle geçim meseleu yaşayan, geniş aile yapısına sahip ya da göçle yer değiştirmek mecburiyetinde kalan hanelerde çocukların ekonomik katkısı büyük bir gereksinim olarak görülüyor. Bazı çocuklar kendi istekleriyle çalıştıklarını söylese de bu isteğin ardında çoklıkla aile bütçesine destek olma zorunluluğu bulunuyor. Çocukların çalıştığı alanlarda oluşturulan gözlemler, birfazlasınun yaşından büyük mesuliyetlar yüklenerek yetiştiğini, fakat enerjilerini, hayallerini ve eğitim haklarını kaybettiklerini açıkça meydana koyuyor. Eğitimlerini yarıda bırakan ya da hiç okula gidemeyen çocukların gelişen senelerde fakirlik döngüsünden çıkamadığı belirtiliyor. Bu durum, çocuk işçiliğinin yalnızca bugünün değil, geleceğin de problemini derinleştiren bir faktör bulunduğunu gösteriyor. Devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası örgütler, çocuk işçiliğine karşı daha sıkı kontroller yapılması, ailelere ekonomik destek sağlanması ve eğitim olanaklarının genişletilmesi gerekliliğini vurguluyor. Fakat oluşturulan çalışmalara karşın sahada hâlâ büyük bir boşluk bulunduğu, kontrollerin fazlası vakit yetersiz kaldığı görülüyor. Uzmanlar, çocuk işçiliğinin tamamiyle ortadan kalkmasının fakat uzun soluklu politikalar, kuvvetli bir sosyal destek sistemi ve toplumun bütün kesimlerinde şuur artışıyla olası olacağını ifade ediyor. Çocukların eğitim alması, güvende olması ve sıhhatli gelişmesi amacıyla gereken şartlar sağlanmadıkça bu dramın sona ermeyeceği, her sene binlerce çocuğun aynı kaderi paylaşmaya devam edeceği belirtiliyor. Çocukların çalışmak yerine oyun oynaması, eğitim alması ve güvenilir bir ortamda büyümesi gerektiği hatırlatılarak, toplumun bütün kesimlerine mesuliyet çağrısı yapılıyor. Bu çağrı, çocuk işçiliği gerçeğinin yalnızca haberlerde değil, hayatın tam içersinde çözüm bekleyen bir mesele bulunduğunu bir kez daha meydana koyuyor.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


