DOLAR
Alış: 45.28
Satış: 45.46
EURO
Alış: 53.18
Satış: 53.40
GBP
Alış: 61.17
Satış: 61.63
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
15.11.2025
1499 Görüntüleme
Benim adım Zeynep… Bir zamanlar bende
- Benim adım Zeynep… Bir zamanlar bende anamın göz bebeği tertemiz kızıydım. Ama aşık oldum, beni yakışıklılığı başımı döndürmüş gözlerimi kör etmişti. Kaçalım ailen seni bana vermez dedi şehirde ikimizde fabrikada çalışırız hem ailene de para göndeririz bir süre sonra affederler bizi dedi, onun aşkından başka birşey görmez oldu gözlerim her söylediğine inanıyordum, tamam kaçalım dedim, artık hergün onun yanında olacağım için çok mutluydum. Çocuktum, safça inandım. Oysa fabrika falan yokmuş… Demir kapılar ardında satıldığımı anladım. O günden sonra hayatımda hiçbir şey aynı olmadı. Bana kimse adımla seslenmedi; sadece bir numara verdiler. Aynanın karşısına geçmeye utanır oldum. Her gece biraz daha öldüm, her sabah gözlerimin altındaki morluklarla uyandım. Gizlice sakladığım eski bir defter vardı. Çocukken yazmıştım, son satırında şöyle diyordu: “Bir gün buradan kurtulacağım.” Her baktığımda içimde cılız bir kıvılcım yanar, sonra hemen sönerdi. O gece patron kapıyı çarparak açtı. Kaşları çatık, sesi sertti: “Hazırlan! Son müşterin geliyor.” Titreyen ellerimle saçımı düzelttim, gözyaşlarımı sildim. İçimde garip bir sıkıntı vardı, sanki bu gece diğerlerinden farklı olacaktı. Ve kapı ağır ağır açıldı… İçeri giren adamı görür görmez nefesim kesildi, donup kaldım.
- Benim adım Zeynep… On altı yaşımda köyden şehre götürdüler beni. “Fabrikada çalışacaksın, ailene para göndereceksin.” dediler. Çocuktum, safça inandım. Oysa fabrika falan yokmuş… Demir kapılar ardında satıldığımı anladım. O günden sonra hayatımda hiçbir şey aynı olmadı. Bana kimse adımla seslenmedi; sadece bir numara verdiler. Aynanın karşısına geçmeye utanır oldum. Her gece biraz daha öldüm, her sabah gözlerimin altındaki morluklarla uyandım. İçimde tek teselli, çocukken yazdığım ve gizlice sakladığım eski bir defterdi. Son sayfasında şöyle diyordu: “Bir gün buradan kurtulacağım.” Aradan yıllar geçti… Bir gece patron kapıyı çarparak açtı. Kaşları çatık, sesi sertti: “Hazırlan! Son müşterin geliyor.” Titreyen ellerimle saçımı düzelttim, gözyaşlarımı sildim. İçimde garip bir sıkıntı vardı, sanki bu gece diğerlerinden farklı olacaktı. Kapı ağır ağır açıldı. İçeri giren adamı görür görmez nefesim kesildi, donup kaldım. Çünkü gelen sıradan biri değildi… Gelen, yıllardır görmediğim ağabeyimdi. O an bütün kanım çekildi. Dizlerim titredi, ağzımdan tek kelime çıkmadı. Ağabeyim önce bana baktı, sonra etrafına, sonra yine bana… Gözlerindeki şaşkınlık yerini öfkeye bıraktı. Dudaklarından titrek bir fısıltı döküldü: “Zeynep… bu ne hal?!” Ben gözyaşlarıma engel olamadım. Sözler boğazıma düğümlendi, içimden sadece hıçkırıklar döküldü. Daha söyleyecek bir şey bulamadan patron kapının eşiğinde belirdi. Gözleri şüpheyle kısıldı, yüzünde sert bir gülümseme vardı. “Ne bu bakışmalar? Hadi işinize bakın!” dedi, tehditkâr bir sesle. Ağabeyim, gözlerini ondan ayırmadı. Yavaş ama kararlı bir sesle: “Bu kız benim kardeşim. Onu alıp götürüyorum.” dedi. Patron kahkaha attı, odada yankılandı. “Buraya giren öyle kolay çıkamaz! Hele senin gibi delikanlı hiç çıkaramaz. Burası öyle ucuz bir yer değil.” Ağabeyim cebinden bir tomar para çıkardı, masanın üstüne fırlattı. “Ne kadar istiyorsan söyle, ama bu gece Zeynep buradan çıkacak!” diye haykırdı. Patron paraya şöyle bir baktı, sonra bana, sonra tekrar ağabeyime… Yüzünde öfke ve çıkar çatışmasının karıştığı bir ifade vardı. Birkaç saniye sessizlik çöktü, sanki zaman donmuştu. Ben kalbimin sesini kulaklarımda uğultu gibi duyuyordum. Sonunda patron homurdandı, dişlerini sıktı ve eliyle kapıyı işaret etti. “Al git… ama bir daha buralara uğrarsan ne seni, ne kardeşini sağ bırakırım.” Ağabeyim kolumdan tuttu. Çıkarken dizlerim hâlâ titriyordu. Demir kapının ardında, yıllardır görmediğim o gökyüzü karşımdaydı. Nefesim açıldı, ciğerlerim yanarcasına havayı içime çektim. Yıldızlar parlıyordu, özgürlüğün kokusu vardı dışarıda. Yıllardır içimde taşıdığım defterin son cümlesi geldi aklıma: “Bir gün buradan kurtulacağım.” Ve işte o gece… yazdığım o cümle nihayet gerçeğe dönüştü. Ağabeyimin yanında yürürken gözyaşlarım süzülüyordu. Ama bu defa acıdan değil, yeniden doğuşumdan. Ben artık geçmişin karanlığında bir numara değil, adımla yaşayan bir insandım: Zeynep.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Galeriler
-
Yürüyüşümüzden eve döndüğümüzde oldu
-
Hadi birlikte hesap yapalım, — dedi Cemile, eşyaları bavula atarak.
-
Dünün Çocukları Bugünün Yıldızları
-
KÜÇÜK BİR ÇOCUK HASTA VE YAŞLI KOMŞUSUNA 3 YIL BOYUNCA BAKTI
-
Kadınlarda belirtileri nelerdir
-
Tiroid Bezini Tedavi Eden Doğal İçecek Şişliklere ve Kilolara Veda Edin


