DOLAR
Alış: 43.87
Satış: 44.05
EURO
Alış: 50.85
Satış: 51.05
GBP
Alış: 58.46
Satış: 58.89
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
27.06.2025
3456 Görüntüleme
Yaşlı Adam ve Tabuttaki Gerçek
- Hava, kasvetle yoğrulmuştu. Cenaze törenine gelen herkes derin bir sessizliğe gömülmüştü; ağıtlar içe işleyen bir suskunluğa dönüşmüş, yalnızca gözyaşları konuşur olmuştu. Genç bir torunun ani ve anlaşılmaz ölümü, ardında karmaşa ve cevapsız sorular bırakmıştı.
- Şapel sabahın erken saatlerinde güneş ışığını zar zor amacıylae alıyor, vitraylardan süzülen renkli huzmeler cenaze törenine mistik bir hava katıyordu. Emily’nin tabutu tam ortadaydı; sade, zarif ve dokunulmamış. Fakat bu huzur yalnızca yüzeydeydi. Yaşlı adam, Emily’nin büyükbabası, ön sırada oturuyordu. Ellerini birbirine kenetlemiş, içersinde kabaran uğultuya kulak vermemeye çalışıyordu. Onun amacıyla Emily yalnızca bir torun değildi; hayatının neşesiydi, eski günlerinin yansımasıydı. Fakat ölümü öylesine ani, öylesine açıklamasızdı ki; kabul etmek değil, sorgulamak istiyordu. Tören süresince bahsedilen methiyeleri, ilahileri dinledi ama hiçbiri içersindeki o rahatsız edici sesi susturamadı. Zihninin bir köşesinde tek bir fikir dönüp duruyordu: Bir şeyler eksik… hem de ters giden bir şey var. Son veda amacıyla sıraya çağrı edildiklerinde, ihtiyar adam resmen içersindeki görünmez bir ip doğrultusundan çekilirmişçesine kalktı ve tabuta doğru yürüdü. Gözlerinde hem hasret hem de kararlı bir sorgulama vardı. Her adımı, sessiz kalabalığın içersinde yankı buldu. Titreyen parmaklarıyla kapağı kaldırdığında, kalabalıktaki her bireyin soluğu kesildi. Emily oradaydı… yüzünde ölümün tuhaf bir sükûneti, teninde tarifsiz bir soğukluk. Fakat ihtiyar adam amacıyla mühim olan, o an yüzüne değil; dikkatlice ghasretlerken elbisesinin katları arasında fark ettiği şeye kilitlenmişti: küçük, oyma desenlerle bezenmiş, nerdeyse fark edilmeyecek şekilde gizlenmiş bir tahta kutu. Tanıdı. O kutuyu aylar evvelce kendisi vermişti Emily’ye. Aile yadigârıydı. Sadece güzel bir süs eşyası değil, aynı vakitte koruma ve rehberlik sembolüydü. Ona “Bu sana bir tür pusula olur” demişti. Şimdi burada olması, hem itimat edilir bir bağın kopuşunu hem de bir başka biri doğrultusundan buraya yerleştirilmiş olabileceği fikrini aklına getirdi. Çünkü Emily, bunu katiyen beraberinde taşımadan herhangi bir yere bırakmazdı. Hele ki bu şekilde, gizli… Kutuyu eline aldığında hafif bir aRoma yayıldı—bir vakitler ritüellerde sarfedilen kuru otların ve eski yağların kokusu. Zaman sanki yavaşladı. Sessizlikte kalbinin sesi uğuldadı. İçgüdüsü, bunun yalnızca rastlantısal bir obje olmadığını söylüyordu. Bu kutu, Emily’nin ölümünü çevreleyen gizemi açacak ilk anahtardı belki de. Gözlerini kalabalığa çevirdi. Sesi yumUşak ama yankılı, kararlı ve tok bir tondaydı: “Sanırım tatlı Emily’mizi huzura kavuşturmada çabuk ettik…” Salon bir anda sessizleşti. “Burada, görünenden çoğu var.”
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


