DOLAR
Alış: 44.76
Satış: 44.94
EURO
Alış: 52.66
Satış: 52.87
GBP
Alış: 60.37
Satış: 60.82
Vekillerden Eleştiri
- AKP’nin Sessiz İsyanı: Eski Bakanlardan ve Vekillerden Erdoğan’a Sert Hukuk Eleştirisi Adalet, demokrasi ve hukuk devleti çağrısı bu kez iktidarın eski ağır toplarından geldi.
- AKP’nin Sessiz İsyanı: Eski Bakanlardan ve Vekillerden Erdoğan’a Sert Hukuk Eleştirisi Adalet, demokrasi ve hukuk devleti çağrısı bu kez iktidarın eski ağır toplarından geldi.Adalet, demokrasi ve hukuk devleti çağrısı bu kez iktidarın eski ağır toplarından geldi. Aralarında AKP’nin kurucu isimlerinin de yer aldığı eski bakanlar, milletvekilleri, hukukçular ve akademisyenlerden meydana gelen 19 kişilik grup, Türkiye’de yargı bağımsızlığının ve kuvvetler ayrılığının tamamiyle ortadan kalktığına ilgi çeken sansasyonel bir bildiri yayımladı. “Adalet Çağrısı” başlığıyla kamuoyuna yayılan açıklama, yalnızca sahip olunan uygulamalara eleştiri sunmakla kalmadı; aynı vakitte bir hukuk manifestosu kalitesi taşıyan öneriler de içerdi. “Hukuk Devleti Askıya Alındı” Bildirinin en ilgi çeken vurgularından biri, Türkiye’de 2017 Anayasa değişiklığı ardından yürütme erkinde yaşanan aşırı merkezileşme ve kuvvetler ayrılığının ortadan kalkması oldu. İmzacıların ifadesine göre, “Yasama ve yargı, fiilen yürütmenin denetimi altına girmiştir.” Bu durumun demokrasi yönünden ciddi bir beka bozukluğu oluşturduğu ifade edilerek, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmamasının bir hukuk devleti amacıyla kabul edilemez bulunduğu belirtildi. Sistematik Hukuk İhlalleri Eleştirildi Metinde, uzun tutukluluk süreleri, “gizli tanık” beyanları, “iltisak ve irtibat” gibi belirsiz kavramlarla yürütülen soruşturmalar ve KHK ile yaratılan keyfi uygulamalar, açık bir hukuk ihlali olarak tanımlandı. Yargının, siyasi hesaplaşma aracı durumuna geldiğine dair tespitlerde bulunuldu. Bu tür uygulamaların yalnızca bireysel özgürlükleri değil, toplumsal huzuru ve devletin itibarı da zedelediği vurgulandı. Kayyım Atamaları ve Mal Varlığına El Koymalar Anayasaya Aykırı Bildiride, kayyım atamalarının ve mahkeme kararı olmaksızın mal varlıklarına el konulmasının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi. Bu tür uygulamaların, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma gibi esas insan haklarını direk ihlal ettiği ve Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleriyle çeliştiği belirtildi.Adaletin Olmadığı Yerde Özgürlük Olamaz Bildiriye imza atanlar, “Devletin varlık sebebi, vatandaşlarına korkudan ayrıştırılmış güvenilir bir hayat sağlamaktır” diyerek, sahip olunan siyasi iradenin yargıyı bir baskı aracına dönüştürdüğünü ileri sürdü. Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı emniyet altına alınmadan, devlet kurumları arasında sıhhatli bir işleyişin olası olmadığına ilgi çekildi. Köklü Reform Çağrısı: Öncelik Kuvvetler Ayrılığı Metin, yalnızca tespitlerle değil, çözüm önerileriyle de ilgi çekiyor. En başta yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamak üzere kapsamlı bir reform yapılması gerektiği ifade ediliyor. Yüksek yargı kurumlarının tekrar yapılandırılması, hukuk eğitiminin nitelikli duruma getirilmesi ve kuvvetler ayrılığına gerçeklik kazandırılması öneriliyor. Bu reformlar yapılmadan, Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olamayacağı dile getiriliyor. “İfade Özgürlüğü Korku Ortamında Yaşatılmaz” İfade özgürlüğünün sınırlandırıldığı, medya üstünde kurulan baskının toplumsal çoğulculuğu yok ettiği uyarısı da bildirinin ilgi çeken unsurlarından biri. “Çoklukta birliğin bizi güçlendireceği açıktır” ifadeleriyle, değişik seslerin susturulmasının birliğe değil, kutuplaşmaya yol açtığı mesajı verildi. İmzacıların Mesajı: “Devletin Gücü Hukukla Sınırlanmalı” “Devlet güç kullanır. Ama bu güç hukukla sınırlandırılmadığında keyfilik kaçınılmaz olur” denilen bildiride, yargının insanların son sığınağı bulunduğu hatırlatıldı. Bu amaçla yargının politikaten arındırılması, yürütmenin vesayetinden kurtarılması gerektiği vurgulandı. Kimler İmzaladı? Bildiriye imza atan 19 ismin çoğu, AK Parti’nin ilk zamanlarında vazife yapmış, bazıları ise değişik dönemlerde merkez sağ ya da merkez sol politika içersinde etkin olmuş isimlerden oluşuyor. Aralarında eski bakanlar, milletvekilleri, yüksek yargı üyeleri ve akademisyenlerin varbulunduğu isimler şöyle: Hüseyin Çelik (Eski Milli Eğitim Bakanı) Ertuğrul Günay (Eski Kültür ve Turizm Bakanı) Haşim Kılıç (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) Müslim Doğan (Eski Kalkınma Bakanı) Hakan Tartan (Eski Çalışma ve Sosyal Emniyet Bakanı) Bahattin Yücel (Eski Turizm Bakanı) Ertuğrul Yalçınbayır (Eski Başbakan Yardımcısı) Abdullah Erdoğmuş, Beyhan Aslan, Haluk Özdalga, Sırrı Özbek, Nesrin Nas, Suat Kınıklıoğlu (Eski Milletvekilleri) Ali Rıza Çoban (Hukukçu) Doğu Erbil (Sosyolog) Erdal Türkkan, Mehmet Altan (İktisatçılar) Figen Çalıkuşu (Yazar) Helün Fırat (İşletmeci) Bu bildiri, Türkiye politikainde uzun süredir görülmemiş bir “iç mudurumafet” çıkışı olarak yorumlanıyor. İktidar partisinin kurucu kadrolarından gelen bu adalet çağrısının kamuoyunda nasıl bir karşılık bulacağı ve siyasi dengeleri nasıl etkileyeceği merak konusu.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Galeriler
-
Çocukluk aşkımla 71 yaşında
-
Annesinden kurtulmaya çalışan bir kadın, onu yol kenarında bırakıp çekip gitti.
-
Mağazadaki sırada bekar bir anne çocuğu için aldığı ürünleri ödemeye çalışıyordu, ancak parası yetmedi
-
Abdullah Gül’ün oğlu
-
Gelin düğün sırasında hayatını kaybetti ve morga götürüldü
-
Görevden, eşimin haberi olmayan protez bir bacakla ve hem ona hem de yeni doğan ikiz kızlarımıza aldığım hediyelerle döndüm.


