DOLAR
Alış: 46.00
Satış: 46.18
EURO
Alış: 53.15
Satış: 53.36
GBP
Alış: 61.45
Satış: 61.91
Milyoner, eski eşini bir bankta 3 bebekle uyurken buldu
BÖLÜM 1
O pazar günü Emre Yıldırım, annesi Fatma Hanım’la Emirgan Korusu’nda yürümeyi ancak kabul etmişti; çünkü annesi haftalardır ona “Artık benimle bir kahve içmeye bile vaktin yok” diye sitem ediyordu.
34 yaşındaki Emre, İstanbul’un en büyük teknoloji şirketlerinden birinin sahibiydi. Adı dergilerde, podcastlerde ve iş dünyası konferanslarında sık sık geçiyordu.
Şoförü vardı, Levent’te lüks bir rezidansta penthouse dairesinde yaşıyordu ve ajandası o kadar doluydu ki, sessizlikleri bile planlanmış gibiydi.
Fatma Hanım yanında yürüyordu; koyu renk gözlükleri, pahalı çantası ve asla fikir söylemek için izin almayan o soğuk zarafetiyle.
—Yalnızlaşıyorsun oğlum —dedi—. Bu kadar para, aile yoksa hiçbir işe yaramaz.
Emre kuru bir gülümsemeyle karşılık verdi.
—Ailem var anne. Sen varsın.
Ama bunu derken bile içinde bir şey tuhaf şekilde duraksadı.
Bir bankın yanında, yaşlı çınarların gölgesinde, eski bir montun içine kıvrılmış bir kadın uyuyordu.
Yanında üç bebek vardı.
Biri mavi bir battaniyeye sarılmıştı, biri sarıya, diğeri ise solmuş pembe bir örtüye. Yanlarında yırtık bir bebek çantası, iki boş biberon ve içi ucuz bezlerle dolu bir market poşeti duruyordu.
Emre’nin göğsüne sert bir darbe indi.
Bu acıma değildi.
Korkuydu.
Yavaşça birkaç adım attı, sanki bedeni zihninden önce hatırlıyordu.
Kadın kıpırdandı.
Saçları yüzünü araladı.
Ve Emre olduğu yerde dondu kaldı.
Zeynep’ti.
Zeynep Karaca.
Bir zamanlar kiralık bir evde yaşayan, sokak aralarındaki küçük lokantalardan hesaplı yemek yiyen gençlik aşkı.
Dört yıl önce hiçbir açıklama yapmadan hayatından kaybolan kadın.
Emre onu uzun süre sessizce suçlamıştı; onu terk edenin korkak, çıkarcı ve zorluklara dayanamayan biri olduğuna inanmıştı.
—Olmaz… —diye mırıldandı.
Fatma Hanım da kadını görmüştü.
Ama onun tepkisi şaşkınlık değildi.
Korkuydu.
Yüzü bembeyaz kesildi, çantasını sanki içindeki bir sır dökülecekmiş gibi sıkıca kavradı.
Emre bu hareketi fark etti.
—Anne… bunu biliyor muydun?
Fatma Hanım cevap vermedi.
Bebeklerden biri elini oynattı. Başparmağının yanında küçük bir ben vardı.
Emre’nin nefesi kesildi.
Onun da aynı bende vardı.
Babasının da…
Bebeklere baktı.
Zeynep’e baktı.
Sonra gözlerini annesine dikti.
—Gerçeği söyle. Bunlar benim çocuklarım mı?
Fatma Hanım ağlamaya başladı.
Ne zarif bir hanımefendi gibi…
Ne de güçlü bir kadın gibi…
Kendi yalanının altında ezilen biri gibi ağlıyordu.
—Evet Emre… onlar senin çocukların.
Emre geri çekildi, yüzü bembeyaz oldu.
—Ne yaptın sen?
Fatma Hanım gözlerini yere indirdi.
—Zeynep senden gitmedi… ben onu hayatından zorla çıkardım.
BÖLÜM 2
Emre, kurduğu her şeyin üzerine yıkıldığını hissetti.
4 yıl boyunca aynı hikâyeyi tekrar etmişti, delirmemek için: Zeynep onu terk etmişti çünkü Emre henüz “kimse” değildi, Zeynep ona inanmamıştı, Zeynep zor yolu seçmek yerine kaybolmuştu.
Ama gerçek tam oradaydı.
Bir banka gömülmüş halde.
3 bebeğiyle.
Dudakları kurumuş, elleri çatlamış, yorgunluktan bedeni bükülmüş halde çocuklarını uykusunda bile koruyordu.
—Konuş —dedi Emre, artık kendisine bile ait olmayan bir sesle.
Fatma Hanım ağzını kapattı.
—Seni defalarca aradı.
—Hayır.
—Şirketine geldi. Yaşadığın binaya geldi. Beni aradı. Bana yazdı. Hamile olduğunu söyledi.
Emre yumruklarını sıktı.
—Sen ne yaptın?
—Seni mahvetmesin diye söyledim.
Emre acı bir kahkaha attı.
—Mahvetmesin mi? Çocuklarımla mı?
—Ben seni korumak istedim oğlum. İlk büyük anlaşmanı imzalamak üzereydin. 3 bebeğin babası olacağın duyulursa her şey çökebilirdi.
—O Zeynep’ti! —diye bağırdı Emre—. O benimle kira parasını bile zor denkleştirdiğim günlerde yanımdaydı! O “herkes” değildi anne!
Bağırış Zeynep’i uyandırdı.
Gözlerini açtı, 3 bebeği hızla kucakladı ve Emre’yi görünce olduğu yerde dondu kaldı.
Sonra yüzü öfkeyle doldu.
—Yaklaşma.
Emre ellerini kaldırdı.
—Zeynep… bunu az önce öğrendim.
Zeynep Fatma Hanım’a baktı.
Kadın gözlerini kaçırdı.
Ve bu, cevaptı.
Zeynep kırık bir kahkaha attı. Ağlamaktan daha ağırdı.
—Ne güzel. 4 yıl sonra vicdanın çalışmaya başlamış.
Emre dizlerinin üzerine çöktü. Etrafta telefonlarıyla çekim yapan insanlar toplanmaya başlamıştı ama umursamadı.
—Beni affet.
—Burada affet isteme —dedi Zeynep, gözleri kızarmış halde—. Sığınaklarda uyuduktan sonra değil. Metro çıkışında tamal satarak yaşadıktan sonra değil. Başkalarının çamaşırını yıkayıp süt parası kazandıktan sonra değil. Çocuklarım ateşlendiğinde ilaç mı bez mi seçeceğimi düşündükten sonra değil.
Her cümle Emre’nin üzerine taş gibi düştü.
—Ben bilmiyordum.
—Ama dinlememeyi seçtin, fırsatın varken.
Emre başını eğdi.
Çünkü bu doğruydu.
Zeynep’in son gecesini hatırladı. Ağlayarak gelmişti ve çok önemli bir şey söylemesi gerektiğini söylemişti.
Emre ise yatırımcılarla görüntülü toplantıdaydı.
—Yarın konuşuruz aşkım. Bugün olmaz.
O yarın hiç gelmedi.
Fatma Hanım yaklaşmak istedi.
—Zeynep, ben sadece oğlumu korumak istedim.
Zeynep ona buz gibi baktı.
—Hayır. Siz soyadınızı korumak istediniz.
O cümle Fatma Hanım’ı susturdu.
Bebeklerden biri ağlamaya başladı. Emre ona baktı, ne yapacağını bilemeyerek, dokunmaya bile hakkı var mı bilmiyordu.
Zeynep tereddüt etti.
Sonra artık tek başına taşıyamadığı için bebeği ona verdi.
—Adı Ali.
Emre çocuğu sanki kutsal bir şey tutuyormuş gibi aldı.
Bebek, göğsüne değince ağlamayı kesti.
Ve Emre çözüldü.
Ne bir iş insanı gibi ağladı.
Ne güçlü bir adam gibi.
Kendi hayatına 4 yıl geç kalmış bir baba gibi ağladı.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Diğer Galeriler
-
Beş yaşındaki oğlum bunu, oyuncak isteyen bir çocuk gibi söylemedi.
-
Milyoner, eski eşini bir bankta 3 bebekle uyurken buldu
-
Annem, yeni evimin açılışına gelmeyip kız kardeşimle gitmeyi tercih etti.
-
Doktor, otopsi masasında ölü olarak ilan edilen ikiz kızların zayıf kahkahalarını duyunca şoke oldu
-
Büyükannemin öldüğü gün yaptığım ilk şey ağlamak olmadı
-
Doğum yapmak için hastaneye tek başına girdi
